Manisa Ticaret ve Sanayi Odası (Manisa TSO) tarafından Saruhan Otel’de üyelerine yönelik olarak ‘Çalışma Hayatının Denetiminde Yeni Dönem ve Yeni Yöntemler’ konulu panel düzenledi.
Panele Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Yardımcısı Yaşar Coşkun, Manisa TSO Meclis Başkan Yardımcısı Gültekin Aşçı, Manisa TSO Yönetim Kurulu Muhasip Üyesi Mehmet Yılmaz, Manisa TSO Yönetim Kurulu Üyeleri Bora Çaylan, Mehmet Fatih Özer, Tolga Tunç Çalışkan, Mehmet Baki Kılıç, Manisa TSO Meclis Üyeleri, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanı Mehmet Tezel, İş Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı Arif Şimşek, İş Teftiş Kurulu İzmir Grup Başkanı Şuayyip Er, İŞKUR İl Müdürü Yüksel Uçar ve davetliler katıldı.
Panelin açılış konuşmasını yapan Manisa TSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Yaşar Coşkun, bilim ve teknolojini gelişmesi ile birlikte artık sanayicinin küresel bir rekabet içerisinde olduğunu belirterek, günümüz sanayicisinin artık zorlu bir mücadelenin içinde olduğunu söyledi. İnternetin hizmet, perakende, imalat ve hatta ham madde üzerindeki rekabetin kurallarını baştan yazdığını ifade eden Coşkun, “Belki bu cümleler uluslar arası iktisat teorisi üzerine yazılmış bir makalenin giriş cümlelerinden alıntı gibi görünebilir ama bu durum gerçekten de artık hepimizi etkiler hale geldi. İnternet üzerinden ulaşılamayan hemen hemen hiç bir piyasa kalmadı. Hizmet sektöründe otel satışı yapan bir üyemiz, artık internet üzerinden booking.com, uçak bileti satışı yapan ise sky scanner ile rekabet halinde. İşte hem AVM’deki hem de diğer perakendecilerimiz markofoni, trendyol gibi arkasında yabancı fonların desteğini almış holdingler ile mücadele ediyor. Üyemizin internet üzerinden satışı yapan bu firmalarla fiyatı bazlı rekabet avantajı yakalaması mümkün mü? Özel eğitim kurumları bile uzaktan öğretim teknolojileri sayesinde dünya ile rekabet halinde” dedi.
Dünyaya entegre olmuş, sanayi dinamikleri ile küresel rekabeti yaşan bir şehirde yaşadıklarını ifade eden Coşkun, “Ve üyelerimiz gerçekten zorlu bir mücadele içinde istihdam yaratmak, ekonomi yaratmak için soluksuz çalışıyorlar. Bu ağır rekabet koşullarında, iş hayatında sorunlarla boğuşuyor, ayakta kalma mücadelesi veriyoruz. Bunu yaparken de, zaman zaman mevzuattan kaynaklanan değişiklikleri yeterince takip edemiyor ve maalesef cezai mağduriyetler ile karşılaşıyoruz. Bu mağduriyetlerin çeşitli nedenleri var ama birçoğunun ortak noktasını buradan açıkça ifade etmek isterim. “Diyalog” bu güne kadar ticaretin temposu göz ardı edilerek masa başında yazılmış, mevzuata hep karşı çıktık. Amaç bağcı dövmek değil üzüm yemek olmalı, hele özel sektör üzerinden büyüyen bir Türkiye’nin geleceği için iş yapmak adına her türlü imkanı sunmak şart. Bugün de bu amaçla buradayız, işte Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nı gerçekten olaya ceza kesmek amaçlı değil, önleyici günün modern tabiri ile proaktif yaklaşımı nedeni ile kutlamak istiyorum. Türkiye’nin birçok noktasında iş âlemi ile bir araya gelerek farkındalık yaratıyorlar, ülkesi için çalışan müteşebbisleri doğru yönlendirerek, sonradan olumsuz sonuçlar doğmasını engellemek için mücadele ediyorlar. Kendileri bugün bizlere hem değerli bilgiler sunacaklar hem de kıymetli tecrübeleri çerçevesinde sorularımıza cevap verecekler.’ dedi.
Panele katılan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanı Mehmet Tezel konuşmasında, işyerleri ve sanayici teftişlerinde artık cezai modelden uzak çözüm odaklı bir modelin uygulanmaya başlandığını söyledi. 2010 yılından beri ‘Önlemenin, Ödemekten Daha Kolay İnsani ve Daha Ekonomik Olduğu’ stratejisi ile hareket ettiklerini söyleyen Tezel, “Hızlı değişim işçi ve işverenlerde olduğu gibi iş teftişinde de önemli sorunları beraberinde getirmektedir. Çözüme yönelik olarak, iş yerlerinde işverene ve işçiye karşı olumsuzluklara karşı iş teftişinin önlemedeki ve önlemeye katkısını sağlamak amacıyla yeni stratejiler belirleme ihtiyacı doğmuştur. Artık iş teftişi anlayışında ‘Önlemenin, ödemekten daha insani ve daha ekonomik olduğunu strateji uygulaması başlamıştır. Yani çözüm odaklı bir teftiş anlayışı uygulamaya başladık’’ dedi.
İş Teftiş Kurulu tarafından uygulanan teftiş programlarında sorunlarına çözümüne yönelik tüm taraflarla diyalog halinde olunduğunu hatırlatan Tezel, “Sorunların tarafı olabilecek tüm sosyal taraflar ve ilgili kurum kuruluşlar ziyaret edilerek, toplantılar, işbirliği protokolleri yapılarak sorunların çözüme tüm tarafların katkısının bulunması sağlanmaktadır. İş teftiş sisteminde gerçekleştirmeye çalıştığımız önleme kültürünün öne çıkmasını sağlanması için tüm aktörlerin gönüllü bir uyum içerisinde bir araya gelmesi gerekir. İş kazaları ve meslek hastalıklarının olmadığı, insanların insana yakışan çalışma koşullarında çalıştığı, sosyal barışın sağlandığı bir ülke hepimizin hayalidir. Bu hayali gerçekleştirmek için hepimiz, tüm sosyal taraflar olarak elimizi taşın altına koymalı ve birlikte hareket etmemiz gerekir’’ diye konuştu.
Konuşmaların ardından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Başmüfettişi Ömer Faruk Ağaca’nın koordinatörlüğünde gerçekleşen panelde İş Baş Müfettişleri Hakan Erdemgil, Mutlu Çinko, Büşra Özkul, İş Müfettişi Harun Reşit Cengizler ve İş Müfettiş Yardımcısı Andaç Kılıç, Manisalı işverenlere ve işveren vekillerine, iş mevzuatında bir risk olarak çalışma süreleri ile 4857 ve 6331 sayılı kanunlara göre işverenlerin hukuki ve cezai sorumlulukları hakkında bilgi verdiler.
Panelin soru-cevap bölümünde, işverenlerin iş ve sosyal güvenlik mevzuatına yönelik soruları cevaplandırıldı.